İlk Görüşte Aşk Floransa

Prato’da yaşamanın benim için en güzel yanı Floransa’ya çok yakın olması. Machiavelli, Da Vinci, Dante… Şarap, yemek, dondurma… Ve tabii ki aşk… Hepsi burada…

Her Rönesans meraklısı gibi benim için de ilk görülecek şehirdi Floransa, İtalyanca adıyla Firenze…

Rönesansın güzel annesi, haliyle, maceralarla dolu bir tarihe sahip. İtalya’ya başkentlik yapmış mesela… Bugün İtalyanca olarak konuşulan dil, zamanın Floransa diliymiş aslında... İtalyan şehirleri arasında ilk bağımsızlığını kazanan şehirmiş ayrıca…

Arno nehrinin iki kıyısına kurulmuş olan Floransa, nehrin üzerindeki beş köprüyle birbirine bağlanmakta; bunlardan en ünlüsü, 14.yüzyıldan kalma Ponte Vecchio yani Eski Köprü. Diğer bütün köprüler, 1944 Ağustos’unda, Nazi bombardımanıyla yıkılırken, Ponte Vecchio ayakta kalmış. Şimdi kuyumcu dükkânlarıyla dolu olan köprü, zamanının 'Kasaplar Çarşısı' imiş ve kokudan yanına yaklaşılmazmış… Kasaplar, atıkları, hoop nehre fırlatırlarmış…

Nereye adım atsanız, tarih, toprağı sıksanız, sanat…

Defalarca yazılmış; Floransa rehberlerinin dediklerini bir kez daha burada yazmak istemiyorum o nedenle tarih ve sanat kısmını burada kapatıyor ve soruyorum sizin için;

Floransa’da ne yesem?

Biz, "Yediğin, içtiğin, sana kalsın" deriz ama bence İtalya söz konusu ise bu geçerli olamaz…

Toscana’nın başşehrinde; namı diğer İtalya’nın en güzel yemeklerinin yapıldığı bölgenin başşehrinde neler yenebilir?

Antipasti-Başlangıçlar

Crostini di fegato (ciğerli crostini): Crostini'nin (bir nevi kanepe) Toscana’ya özgü olanı. Kızarmış ekmekler, yemek öncesi tavuk ciğeriyle servis edilir, afiyetle yenilir…
Affettati misti (soğuk et dilimleri): Floransa mutfağının en geleneksel başlangıç tabaklarından. Çeşitli et dilimleri, soğuk olarak, genellikle sebze yapraklarıyla ve ince dilimlenmiş ekmekle servis edilir.

Fagioli al fiasco (fırında fasulye): Fasulyeler bir şişenin içine konulup uzun saatler çok kısık ateşte özel fırınlarda pişiriliyor. Böyle pişen bir fasulyenin tadı ise 'yeme de yanında yat,' kıvamında oluyor.


Primi Piatti-İlk Tabaklar

Lasagne al forno (fırında lazanya): Fırında olmayan lazanya da varmış; bunu burada öğrendim. Tabaka halinde taze makarna, ragu (bir tür et sosu) , beşamel sos ile hazırlanıp, rendelenmiş peynir ile servis ediliyor. Dünyaca ünlü bu İtalyan harikası lazanya ise elbette Floransa’da yenir.

Pappa al pomodoro (domates ve ekmek çorbası): Orijinal tarifinde domates yokmuş, ne zaman Amerika’dan domates gelmiş o zaman günümüzdeki halini almış. Çorbadan ziyade püre kıvamında… Ekmek ve domatese ek olarak bol sarımsak, zeytinyağı ve tabii ki fesleğen katılarak hazırlanıyor. Ilık servis ediliyor. Nefis, aynı zamanda pratik…

Ravioli nudi (çıplak ravioli): Evet sözlük karşılığı bu; "çıplak". Rönesans döneminde bu ad verilmiş ve öyle kalmış. Ispanakla doldurulmuş ravioli (mantıya benzer bir makarna), ricotta, yumurta, rendelenmiş parmesan ve unla hazırlanıyor. Bir tutam da hindistan cevizi tozu serpilip; domates, adaçayı ve tereyağıyla yapılan bir sosla ya da Floransa usulü et sosuyla servis ediliyor.

Secondi Piatti-İkinci Tabaklar

Bistecca alla Fiorentina (Floransa usulü biftek): Ben hiç tatmadım. "Tatmadığın bir şeyi nasıl öneriyorsun?" derseniz, "Çünkü dünyaca ünlü." derim size. Az pişmiş, kanlı et bana göre değil… Ama seveni çok… Zevk meselesi...

Calamari in zimino (kalamar yahnisi): Floransa’nın en meşhur deniz mahsulleri yemeği. Kalamarların ağır ateşte çeşitli yeşil sebzeler ve domates ile pişirilmesiyle hazırlanıyor.
Pollo alla Fiorentina (Floransa usulü tavuk): Tavukgöğsü, parmesan peyniri, galeta unu, ıspanak, soğan, kereviz, krem peynir, biber ve sarımsakla hazırlanan mükemmel bir yemek.

Dolci-Tatlılar

Castagnaccio (kestane keki) Kestane unu, ceviz ve kuru üzüm ana malzemeleri. Çok tipik bir Toscana tatlısı ama ben gene de kestaneden bir tatlı olacaksa illa kestane şekerini tercih ederim.

Bongo (çikolatalı profiterol): Fransızlar "Bizim" diyor, İtalyanlar "Hayır efendim, biz bulduk" diyor. Önce kızartılan, sonra fırınlanan bu çörekler, sıcak çikolatayla servis ediliyor.

Bombolone (Kızartılmış hamurlar): Gene Toscana’ya özgü bir lezzet. Kremayla, çikolata sosuyla ya da sade yenebilir. Aynı zamanda enfes bir kahvaltılıktır.

Peki, felekten bir gün nasıl çalınır Floransa’da?

Atın kendinizi sokaklara; müzeydi, galeriydi, saraydı, kasmadan sakin sakin gezin. Hele bir de, hava biraz serin ve yağmurluysa; turist akınına kapılmadan şehrin tadını çıkarmanız mümkün.

Santa Maria del Fiore Katedrali’nin kubbesine, kafanızı kaldırıp şöyle bir bakın ve düşünün belki de tam o noktada izledi Leonarda da Vinci kubbenin yapımını hayranlıkla, belki de biraz hasetle…

Piazza Signoria’da ihtişamlı Neptün’e selam verin.

Uffizi Sarayı'nın önünde Macchivelli ile bir fotoğraf çektirmek ister misiniz? Ya da onlarca Rönesans adamından biri eşlik etsin size. Kulağınıza bir keman ya da akordiyon sesi gelmesi an meselesi. Sanatını sokaklarda icra eden bir sanatçının enstrümanından geliyordur bu duyduğunuz ezgiler. Eee artık gönlünüzden ne koparsa, atıverin şapkasına.

Arno’ya ulaştınız değil mi artık? Sağ tarafa Ponte Vecchio yönüne ilerleyin, köprüden doya doya Floransa’yı izleyin, içinize çekin…

Eee artık karnımız acıktı. All’antico Vinaio’nun* harika sandviçlerinden deneyin. Üstelik self servis, şarap da 2 Euro. Hemen karşısındaki Giuliano Centro’dan da şarküteri alışverişi yapabilirsiniz; sahipleri aynı kişiler.

Domuz etiyle bir derdiniz yoksa mutlaka Prosciutto'sunu deneyin bir de Gorgonzola peynirini…

Şarabın etkisiyle gevşedik mi biraz ne... Duoma çevresindeki kafelerden birinde bir espresso çakın ya da "Yok istemez böyle iyi" derseniz bir bira alıp yayılın Duomo’nun merdivenlerine. Etrafı seyredin, derin bir nefes alıp bir Flloransa havası daha çekin en derininden…

Akşamüstü saatleri mi yaklaşıyor? Hedefimiz Michelangelo Tepesi… Yolumuz biraz uzun ama emin olun değecek. Hah, giderken Antica Gelateria’dan bir iki top dondurma alın ki yol, daha da keyiflensin…

Vardınız mı tepeye? Hah şimdi arkanızı dönüp bakın. Floransa tüm güzelliğiyle ayaklarınızın dibinde... Bir bira alın ve sadece seyredin bu güzelliği doya doya.

Ee akşam oldu, acıktık. O zaman doğru Sanfrediavino’ya. Tabii önceden rezervasyon yaptırıp, işimizi sağlama aldık, çünkü topu topu 6-7 masa var. Emanuele sizi karşılayacak tüm samimiyetiyle. Aynı zamanda yemekleri de yapacak, servisi de; tipik toscana yemekleri içinden dilediklerimizi de yedik. Şimdi kahve zamanı ama o kadar da şarap içtik… Tamamen de ayılmayalım di mi? Kahve üstüne, İtalyanların 'kahve öldürücü' dedikleri likörlerden bir tane seçelim. Mesela bir bardak Amoretto.

Yedik, içtik, gezdik. Arno’ya çıkalım; bir kez daha ve mutlaka. Karanlık çökünce neye benziyormuş görelim…

Zaman gecelere akma vakti. One Eyed Jack, demlenmek için uygun bir mekân. Tenax ise son zamanlarda dans etmek için Floransalılar'ın gözdesi. Size iyi eğlenceler, tadını çıkarmanız dileğimle…

*All’antico Vinaio: Via de' Neri 65
Sanfrediavino: Via Pisana 10/r
Antica Gelateria: Via Faenza, 2
One Eyed Jack: Piazza Nazario Sauro n°2r
Tenax: Via Pratese 46

Yorumlar

Popüler Yayınlar