İlk gün

Sabah uyanırken son 2 haftadır uyanırken hissettiğim  aynı hislerle uyandım. "Ben İtalya'ya nasıl gidicem? Ailemi, oğlumu, dostlarımı nasıl bırakıcam?" . Gözlerimi açıp odayı görünce aydım. Gelmiştim...
.
Yataktan kalkınca herkesin uyanmış olduğunu fark ettim. Korkunç...Herkes erkenci! Böğğ... Alışkın olmadığım kahve dalgasıyla kahvemi yapmama Leo yaardımcı oldu.Ya neden basit bir cattle ile nescafe yapmak dururken neden bu nefret espresso!!!


Alıştığım kahvaltılardan çok uzak şeyler vardı sofrada. Garip bir ekmek (taş gibi ama kızarınca süper ötesi), krem peynir, reçel tereyağı. Kimisi bunları yiyor, kimisi yoğurtla bilmem ne yiyor. Ama Türk kahvaltısıyla alakası yok. Kahvaltı manyağı ben için önemli bir sorun. (Tabi çok geçmeden hallettim bu sorunu-demleme çay dışında)

Evde internet yok. Leo alaylı olarak bizi kütüphaneye götürdü. Evin çok yakınında eski bir tekstil fabrikasından bozma bir kütüphane var.Biblioteca Lazzerini Güzel tasarımlı geniş içerikli. Ve üye olursanız, laptopunuzla gittiğiniz takdirle internet sınırsız. Bizim için internet her şey demek. (atık haftaiçi her gün 6 ya kadar aşağıdaki fotokopici amcanın internetini kullanıyoruz. Tonton amca bize şifreyi verdi. Yaşasın fotokopi. Bir de dükkanı kapatıp giderken açık bıraksa modemini.)

Öğleden sora Franco geldi. Lefambiente Prato'nun başkanı. Tadından yenmez, yılın 365 günü tatilde. Bize proje sizsiniz falan filan dedi. Anlatı bir şeyler. Bana hafta içi polise gitmem gerektiğini hatırlatı. Diğerleri vize kullandığımı öğrenince çok şaşırdı. Zıçayım bi ben uğraşçam bu bokla püsürle...

Akşam için ufak bir kutlama yapmayı önerdim. Kutlama bahane tabi. İnsanlar alkolik olduğumu düşünmesin diye içmek istiom diyemedim ilk gün. Şöyle italyan işi makarna-şarap falan kendi çapımızda hoş geldin dedik birbirimize. Benim dandun ingilizcem var Martanın neredeyse hiç yok. Leo'nun Fransız aksanını anlamakta çok zorlanıyorum. Kri iyi, Marjeta süper ingilizce konusunda. Bu durumda evde herkes birbirini anlamak için üstün bir çaba gösteriyor ama suratlarda hep aynı ifade "Anlattığından bir şey anladım ama senin anlatmak istediğini mi anladım emin değilim". Herkes bi parça şaşkın bi parça ürkek. Ama genel olarak halimiz trajikomik...

Herkes erken yatıyor. Zıçtık...



Yorumlar

Popüler Yayınlar